The Matrix | Sinema
The Matrix (1999)
Cast: Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss
Director: Larry Wachowski, Andy Wachowski
Genre: thriller, sf, adventure
Cast: Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss
Director: Larry Wachowski, Andy Wachowski
Genre: thriller, sf, adventure
Neo, seçilmiş kişi (the one) olduğunu kendi de anlamış, kurşunları durduran, ajanları şamaroğlanına çeviren bir kahramana dönüşmüştür. Son sahnede, bir telefon kulübesinde belirir “i am in”, içerdeyim dedikten sonra kulübeden çıkar ve süperman edası ile şehrin üzerine havalanır Rage Against the Machine eşliğinde…
Bence Matrix serilerindeki felsefeyi anlayabilmek için birkez izlemek yeterli değil. Mesela serinin ikinci bölümünde Monica Belluci’nin kaç kişi tam olarak farkedebilmiştir:):)
Neo: Gözlerim neden acıyor?
Morpheus: Çünkü onları daha önce hiç kullanmadın..
Zehra Âzâde SOYSAL’ ın Genbilim sitesinde yayınlanan “Matrix ya da içsel bir yolculuk hikayesi” isimli yazısından alıntı:
“Yapılan göndermelere gelecek olursak; ilk olarak filmdeki bazı isimlerin içerdiği anlamlar üzerinde durmak gerekir: Filme adını veren Matrix’in sözlük anlamı; bir düzlem üzerinde sıralanmış bir dizi sayı, figür veya işarettir. Filmde Matrix’in bilgisayar ekranındaki görünüşü de sözlük anlamına uygun olarak kurgulanmış, insan zihinlerinin tutsak alınıp köleleştirildiği sanal dünyaya Latince rahim anlamına gelen Matrix adının verilmesi yerinde olmuş, çünkü insanın kendini en güvenli ve rahat hissettiği ortam içinde sürekli uyuyup dış dünyanın gerçeklerinden soyutlandığı tek mekân rahimdir. Filmde ise insanlar sun’î bir rahim olan tüplerin içinde yetiştirilmekte ve bu insanlardan yapay zekâ için enerji elde edilmektedir. Gördüğü rüyayı kâhinlere yorumlatmak istemesiyle Tevrat’a konu olan Babil kralı Nabukadnezar, filmde düşsel/sanal dünyaya karşı verilen savaşın mobil kalesine, bir hoverkrafta ismini vermiş. Hoverkraftın modelinin numarası olan Mark 3 no: 11 ise İncil’in Markus bölümünün 3. babının 11. mısrasına tekabül ediyor. (Mark 3:11): “Murdar ruhlar onu gördükleri zaman önünde yere kapandılar ve sen Allah’ın oğlusun diyerek haykırdılar.” Zion incil’de dünyanın yok edilmesinden sonra Allah’ın iyi kulları için kuracağı krallık olarak geçiyor. Filmde ise zaten mahvedilmiş dünyada Matrix’ten kurtarılan insanların yaşayacağı tek şehir, insanlığın kurtuluşunu sağlayacak kişiyi bulmaya kendini adayan ve potansiyel Mesihi düş dünyasından uyandırıp gerçekler dünyasına davet eden karaktere Yunan mitolojisinde uyku tanrısı Hipnos’un oğlu olan Morpheus ismi verilmiş. Hıristiyan teolojisinde Baba-Oğul-Kutsal Ruh’tan oluşan Teslis yani Trinity filmde Asi-Zevce-Koruyucu şeklinde bir kadın kimliğiyle karşımıza çıkıyor. Filmde Morpheus’un Baba, Neo’nun Oğul, Trinity’nin de Kutsal Ruh olduğu bir teslisin varlığından da sözedilebilir. Cypher, Şeytanın isimlerinden Lucifer’e, bir gönderme. Âdem’in kendisinden üstün olmasını kabullenemeyerek isyan eden şeytan gibi Cypher da Neo’nun seçilmiş kişi olma olasılığını kabul etmeyip karşı safa geçiyor (John Milton’ın Kayıp Cennetinde Şeytan kendini oğul İsa’ya hatta Tanrı’ya üstün gördüğü için isyan eder). Morpheus ve Neo’ya ihanet etmesi göz önünde bulundurulursa, Cypher’ın İsa’ya ihanet eden havari Judas’ı temsil ettiği de söylenebilir. Öte yandan Cypher sıfır, hiç, önemsiz kimse veya şey ve şifre gibi anlamlan olan “Cipher” kelimesinin bozulmuş hâli de olabilir. Thomas Anderson ismi gördüklerinin dışında herşeyden kuşkulanan İsa’nın havarilerinden St.Thomas’a gönderme yapıyor. Ayrıca Anderson insanoğlu anlamına gelen ve İsa için kullanılan bir tabir. Thomas’ın bilgisayarla ilgili illegal, korsan işler yaparken kullandığı ismi Neo, basit bir oyun olan anagram ile yani harflerin yer değişimiyle One’a dönüşüyor. The One” Hıristiyan teolojisinde “seçilmiş kul” manasına gelmekte. Nitekim Neo kendisini tanıyıp keşfettikten sonra bir mesih haline geliyor. Sonsuz anlamına gelen “Eon” ise Neo’nun diğer anagramı.”
Yazının tamamını okumak için, tıkla…
Morpheus, matrix’in ne olduğunu soran Neo’ya, hiç kimsenin matrix’i anlatamayacağını, kendi gözleriyle görmek zorunda olduğunu söyler ve biri mavi biri kırmızı 2 hap uzatır. Mavi hapı alırsa o ana kadar gördüğü herşeyi unutup normal yaşamına geri dönecektir. Neo kırmızı hapı alır ve gerçek dünyaya adım atar…
“Morpheus: Mavi hapı alırsın ve hikaye burada biter. Sabah yatağında uyanırsın ve neye inanmak istiyorsan ona inanırsın. Eğer kırmızı hapı seçersen harikalar diyarında kalmaya devam edersin ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu gösteririm.
(Neo kırmızı hapa doğru uzanır)
Morpheus: Sana sadece doğruyu vaad ediyorum fazlasını değil.”
Orjinal metin:
“Morpheus: I imagine that right now you’re feeling a bit like Alice. Tumbling down the rabbit hole?
Neo: You could say that.
Morpheus: I can see it in your eyes. You have the look of a man who accepts what he sees because he’s expecting to wake up. Ironically, this is not far from the truth. Do you believe in fate, Neo?
Neo: No.
Morpheus: Why not?
Neo: ‘Cause I don’t like the idea that I’m not in control of my life.
Morpheus: I know exactly what you mean. Let me tell you why you’re here. You’re here because you know something. What you know, you can’t explain. But you feel it. You felt it your entire life. That there’s something wrong with the world. You don’t know what it is, but it’s there. Like a splinter in your mind — driving you mad. It is this feeling that has brought you to me. Do you know what I’m talking about?
Neo: The Matrix?
Morpheus: Do you want to know what it is?
(Neo nods his head.)
Morpheus: The Matrix is everywhere, it is all around us. Even now, in this very room. You can see it when you look out your window, or when you turn on your television. You can feel it when you go to work, or when go to church or when you pay your taxes. It is the world that has been pulled over your eyes to blind you from the truth.
Neo: What truth?
Morpheus: That you are a slave, Neo. Like everyone else, you were born into bondage, born inside a prison that you cannot smell, taste, or touch. A prison for your mind. (long pause, sighs) Unfortunately, no one can be told what the Matrix is. You have to see it for yourself. This is your last chance. After this, there is no turning back.
(In his left hand, Morpheus shows a blue pill.)
Morpheus: You take the blue pill and the story ends. You wake in your bed and believe whatever you want to believe. (a red pill is shown in his other hand) You take the red pill and you stay in Wonderland and I show you how deep the rabbit-hole goes. (Long pause; Neo begins to reach for the red pill) Remember — all I am offering is the truth, nothing more.
(Neo takes the red pill and swallows it with a glass of water)”
Bu sahneyi izlemek için, tıkla…
Additional comments powered by BackType
Çağan Irmak Özge Özberk adam sandler aksiyon Anne Hathaway Ben Kingsley Brad Pitt Bruce Willis Carrie-Anne Moss cem yılmaz Christian Bale Christopher Nolan Costas Mandylor Daniel Craig david David Fincher drama Eric Bana Gerard Butler Gwyneth Paltrow Hayden Panettiere Helena Bonham Carter Jennifer Carpenter Jennifer Connelly Jim Carrey Kate Winslet Kevin Spacey Liam Neeson Mark Wahlberg Milo Ventimiglia Morgan Freeman Nicolas Cage Paul McGuigan Peter Jackson Samuel L. Jackson Scarlett Johansson Sigourney Weaver Steven Spielberg Stuart Townsend Tobin Bell iş ilanları







5